Etiket: ulema

  • Altıparmak Mehmed Efendi

    Terâcim-i Ahvâl 

    Altıparmak Mehmed Efendi

    Müellif: Bursalı Mehmed Tahir 

    Dergi: Sebîlürreşâd

    Tarih: 26 Recep 1330

    Elsine-i selâse edebiyatına vâkıf fuzalâ-yı üdebâdan bir zât olup Üsküplüdür. Memleketinde “Çıkrıkçızâde” ve “Altıparmak” şöhretiyle benâm olmuşsa da ahîren ikinci şöhretiyle teşehhür etmiştir. “Nüzhet-i Cihân” mukaddimesinde ismini yazdığı sırada “Mehmed bin Mehmed eş-Şehîr bi-Altıparmak” yazdığı da ikinci şıkkı teyîd ediyor. Ulûm-ı âliyye ve ʿâliye tahsîlini vatanında ikmâlden sonra meslek-i kadîm tasavvufa da intisâb lüzûmunu derpîş ederek Üsküp Kalesi’nde defîn hâk-i tarîkat-i Bayramiyye ricâlinden Şeyh Cafer Efendi’ye bîatla gâye-i tasavvuf olan tasfiye-i vicdânede muvaffak oldu. Bâʿdehû İstanbul’a gelerek bir müddet bugün de meşher-i ilim ve fazîlet bulunan Fâtih Câmi-i Şerîfi’nde hadîs, tefsîr tedrîsiyle neşr-i fazîlet ve iktisâb-ı şöhret eyledi. Daha sonra Mısır’a rıhletle buradaki tedrîsiyle de kadirşinâs ulemâ-yı Arap’ın enzâr-ı takdîrlerine mazhar olarak îfâ-yı hacc-ı şerîf  için cânib-i Hicâz’a azîmet ve bâʿde edâü’l-hac yine Mısır’a avdetle ke’l-evvel ulûm-ı ʿâliye tedrîsiyle meşgûl olup 1033 tarihinde irtihâl-i dâr-ı bekâ etti. Cenâzesi bir cemm-i gafîr tarafından kaldırılarak Sûk-i Gar’da binâ-gerdesi olan mescid hazîresine defnedildi. Âsâr-ı fâzılânesi:

    1) Altıparmak: Meşâhîr-i ulemâdan Molla Miskîn’in bir mukaddime dört rükn bir hâtime üzere mürettep siyer-i enbiyâ ve sîret-i cenâb-ı Mustafa’dan bâhis “Meʿâricü’n-nübüvve fî Meʿârici’l-fütüvve” ismindeki Fârisiyyu’l-ibâre eser-i meşhûrunun tercümesi olup matbûdur. Bu eser Koca Nişâncı Mustafa Bey tarafından da “Delâilü’n-Nübüvveti’l-Muhammedî ve Şemâilü’l-Fütüvveti’l-Ahmedî” ismiyle tercüme olunmuştur.

    2) Tercüme-i Nigâristân-ı Gaffârî: Gaffârî şöhretiyle benâm Ahmed bin Muhammed el-Kazvînî’nin târîh-i İslâm ile hulefâ v mülûk ve nevâdir-i hikâyâttan bâhis Fârisiyyu’l-ibâre eser-i marûfunun tercümesi olup ismi “Nüzhet-i Cihân ve Nâdire-i Devrân”dır ki şâyân-ı istifâde âsârdandır. Nüshaları İstanbul kütüphânelerinin bazılarıyla Kütüphâne-i Âcizî’de vardır. Nigâristân-ı Gaffârî fuzalâ-yı Osmâniyyeden şâir-i meşhûr Şeyhülislâm Yahya Efendi tarafından da tercüme olunmuştur. Fuhûl-i ulemâdan Muînüddîn İsferâyî’nin de  Ebî Saîd Bahâdırhân Cengîzî nâmına Nigâristân isminde Fârisiyyu’l-ibâre bir telîfi olduğu gibi Allâme-i Rûm İbn Kemal merhûmun da bu isimde bir eseri vardır.

    3) Tercüme-i Sittîn li-Câmiʿi’l-Besâtîn: Asıl eser Hüccetü’l-İslâm İmâm el-Gazzâlî’nin altmış meclis üzere müretteb telîf-i makbûlü olup tercümenin bir nüshası Köprülü Kütüphânesi’nde mevcûttur.

    4) Kâşifu’l-ulûm ve Fâtihu’l-fünûn: “Şerh-i Telhîsi’l-Meʿânî” tercümesi olup bir nüshası Kütüphâne-i Umûmî’de vardır. Bu tercümenin mukaddimesindeki “Nice resâil-i dakîka ilm-i tefsîr ve hadîste ve nîce evrâk-ı münîfe usûl ve fürûda tasnîf ettim.” ibâresinden anlaşıldığı üzere sâhib-i tercümenin taʿdâd ettiğimiz âsârından başka da eserleri olduğu anlaşılıyor. Terâcim-i ahvâl kitaplarımızın bazılarında meşhûr “Mutavvel”i de tercüme ettiği muharrerse de manzûr-ı âcizi olmamıştır.


    Nüzhet-i Cihân mukaddimesindeki eşʿârından:

    Kâr u bârı âkilin dâim hatâ-puş olmadır

    Ayb-bîn olmak revâdır serverâ câhillere

    Dîde-i insâf ile nâzır olan ehl-i kemâl

    Nisbet etmez şeyn ü aybı ber nefs-i kâmillere


    Hazırlayan: Hasan Hüseyin Mak

    Editör: Furkan Yalçınkaya

    Link:http://isamveri.org/pdfosm/D00125/1328_1-8/1328_1-8_19-201/1328_1-8_19-201_TAHIRBM.pdf

  • Sadreddîn Konevî 

    Müellif: Bursa Mebûsu Mehmed Tahir 

    Dergi: Sırât-ı Müstakîm

    Tarih: Cemaziyelevvel 1329

    Ebu’l-Meâlî Mevlânâ eş-Şeyhu’l-Kebîr
    Sadreddîn Konevî
    (kuddise sırruhû)

    Eâzım-ı meşâyih-i muhakkıkîn ve efâhim-i ulemâ-yı râsihîndendirler. Aslen Malatyalı iseler de neşetleri Konya’dadır. Kendileri henüz tıfl-ı nevresîde iken pederleri vefât etmekle o târihte Şâm-ı şerîfte bulunmakta olan Şeyhu’l-ekber Muhyiddîn Arabî hazretleri bilhâssa talîm-i lisân-ı hakîkat zımnında Konya’ya gelerek münâsebet-i sûrîyye husûlüne medâr olmak için mevlânâ-yı müşârun-ileyhin dul bulunan vâlidelerini tezevvüç eyleyip kemâl-i ihtimâm ile terbiye ve tefeyyüzlerine saʿy ve ikdâm buyurmuşlardır.

    Semere-i istiʿdâd-ı hüdâ-dâdlarıyla az vakit zarfında cenâb-ı Şeyhu’l-ekber’in nefs-i kâmiline mazhar olan bu zât-ı âlî fünûn-ı muhtelife ve ulûm-ı mütenevviada vâsıl-ı derece-i kusvâ oldukları gibi bi-tahsîs tefsîr, hadîs, tasavvuf, kelâm, hikmet ilimlerinde vahîdu’l-asr oldular. Kendilerinden istifâda-i ulûm eyleyen ulemâ ve urefâ pek çoksa da meşhûrları: sâhib-i telîfât-ı kesîre ve bâ-husûs müellif-i Tefsîr-i Kebîr Allâme-i Şirazî ve evvel-i şurrâh-ı Fusûsu’l-Hikem Müeyyidüddîn Cendî ve şârih-i Dîvân-ı İbn-i Fârız Sadeddîn Fergânî ve sâhib-i Lemaʿât Fahreddîn Irâkî ve âbırû-yı meşâyih-i Fars Şemseddîn İgi hazerâtıdır. Vefât-ı âlîleri 671 târîhinde olup kabr-i münevverleri Konya’da İstasyon Caddesindedir. Ekser evkâtta hazret-i Sadreddîn’in meclis-i ilim ve irfânlarında hâzır bulunan Mevlânâ Celâleddîn Rûmî hazretleriyle beynlerinde muhâdenet ve muhâleset-i kâmile bulunduğundan esnâ-yı musâhabelerinde cenâb-ı Celâleddîn’e “Mevlânâ” tabiriyle hitâp buyurmaları müşârun-ileyh hazretlerinin mevlânâ lakab-ı âlîsiyle teşehhürlerine bâdî olduğu misilli rıhletlerinde dahî vasiyetleri üzere hazret-i Sadreddîn imâmet eylemişlerdir. Beynlerinde mükerreren vâki olan mükâtebeden dolayı ulemâ-ı imâmiyyeden Nasîruddîn Tusî dahî cenâb-ı Mevlânâ gibi hazret-i Sadreddîn’in fazl ve irfânlarının musaddıklarından olduğu meşhûr ve mütevâtirdir.

    Müellefât-ı âliyelerinden başlıcaları şunlardır:

    1- Tefsîr-i Fâtiha: Lisân-ı tahkîk ve tasavvuf üzere olup 380 sahîfeden ibaret olan bu tefsîr-i şerîf Haydarâbâd-ı Dekken şehrinde Emîr Hasan el-Hanefî isminde bir zât tarafından tabʿ olunmuştur.

    2- Miftâhu’l-Gayb: Mevlânâ Fenarî, Muhammed ibn Kutbuddîn İznikî, Şeyh Osmân Atpazarî-yi Celvetî, Mevczâde Abdurrahman Bursevî, Gazzîzâde Abdüllatîf Bursevî gibi zevât-ı kirâm taraflarından şerh olunan bu kitâb-ı müstetâbı Bursa’da medfûn Emîr Sultân hazretleri dahî bi’l-iltizâm istinsâh edip Mevlânâ Fenarî’den tederrüs buyurmuşlardır.

    3- Fükûk: Fusûs’un müsnedâtına dâirdir.

    4- Tabsiratü’l-Mübtedî ve Tezkiretü’l-Müntehî: Lisân-ı Fârisî üzeredir.

    5- Nefehât-ı İlâhiyye

    6- Fusûs fi Tahkîk-i Tavri’l-Mahsûs

    7- Keşfu’s-Sır

    8- Nefesetü’l-Makdûr ve Tuhfetü’l-Meşkûr

    9- Şerh-i Esmâ-i Hüsnâ

    10- Câmiʿu’l-Usûl fi’l-Hadîs

    11- Risâletü’l-Hâdiye

    12- Mufâvazât

    13- Envâr-ı Enbiyâ

    14- Şerh-i Hadîs-i Erbaʿîn

    15- Risâletü’l-Mürşid

    16- Şumûsü’l-Meârif

    17- Risâletü’l-ʿUcâle fi Keyfiyeti’t-Teveccüh

    18- Risâletü’l-Miʿsame [sic.] an Müntehe’l-Efkâr

    19- Şerh-i Kasîde-i İbn-i Fârız

    20- Mecmûatü’l-Mekâtîb fi’l-Kelâm (أرسلها نصيرالدين طوسى مع أجوبتها): Bu eser Ayasofya Kütüphânesi’nde mevcûttur.

    Edebiyyât-ı Arabiyye ve Fârisiyyeye intisâb-ı tâmlarından nâşî mutasavvıfâne tanzîm buyurdukları eşʿâr-ı Arabiyye ve edebiyyât-ı Fârisiyyeleri de malûm-ı erbâb-ı irfândır.

    1069 târihinde Şeyh Mûsâ Sadrî tarafından yazılan menâkıbnâmelerinin bir nüshası Beşiktaş’ta Yahyâ Efendi Kütüphânesi’nde vardır.

     

    Hazırlayan: Ahmet Tarık Tuncer

    Editör: Furkan Yalçınkaya

    Link: http://isamveri.org/pdfosm/D00125/1327_6/1327_6_141/1327_6_141_TAHIRBM.pdf