Etiket: biyografi

  • Sipâhîzâde Mehmed bin Ali

    Müellif: Bursalı Mehmed Tahir

    Dergi: İslam Mecmûası

    Tarih: 11 Cemaziyelahir 1332

    Maârif-mendân-ı kuzâttan zûfünûn bir zât-ı fezâil-nihâd olup Bursalıdır. Ale’l-usûl memleketi ulemâsından tekmîl-i nüsahtan sonra bazı medâriste tedrîs ile iştigâl eyleyip 992 târihinde Bağdat ve 997 senesinde İzmir kadılıklarında îfâ-yı vezâif eyledi. Sene-i mezbûrede İzmir’de irtihâl-i dâr-ı bekâ etti. Elsine-i selâsede inşâd-ı nazım ve nesre muktedir olduğuna âsâr-ı mütenevviası şâhid-i âdildir. Müellefâtı gayr-i matbû olup başlıcaları ber-vech-i âtîdir:

    1) Enmûzecü’l-Fünûn: “Mevzûâtü’l-Ulûm” tarzında bir cilt üzere mürettep olup tefsîr, hadîs, kelâm, usûl, fıkıh, ferâiz, meʿânî, heyet-i tıp gibi dokuz ilimden bâhistir. Bir nüshası Ayasofya Kütüphânesi’nde vardır. Sadrazam Sinan Paşa’ya takdîm ederek mazhar-ı takdîr ve taltîf oldu.

    2) Hâşiye-i Şerh-i Tecrîd: Metn-i eser 672’de vefât eden allâme Nasîr Tûsî’nindir. Dakâyık-ı ilm-i kelâmdan bâhis ve altı bâb üzere mürettep olan bu eser birçok fuzalâ taraflarından da şerh ve tahşiye edilmiştir. Hatt-ı destiyle muharrer nüshası Nûr-ı Osmânî Kütüphânesi’ndedir.

    3) Hâşiye alâ Şerh-i Hikmeti’l-Ayn: Metn-i eser Nasîr Tûsî telâmîzinden Kâtib Kazvînî’nindir. Bunun da muhtelif şerh ve hâşiyeleri vardır.

    4) Evzahu’l-Mesâlik ilâ Marifeti’l-Büldân ve’l-Memâlik: Asl-ı bâdi-i iştihârı olan ve lisân-ı Arabî üzere muharrer bulunan bu eser, esâsen coğrafyaya müteallik olup tarz-ı tahrîri hurûf-ı hecâ üzerine mürettep lügât-ı târîhiyye ve coğrafya tertîbindedir. Başlıca meâhizi de Ebu’l-Fedâ’nın “Takvîmü’l-Büldân”ı ile Safiyyuddîn Abdülmümin el-Bağdâdî’nin “Muʿcemü’l-Büldân”dan hülâsa ettiği “Merâsıdü’l-Itlâʿ”ıdır. Hitâmı olan 980 târihinde Sultan Murâd-ı Sâlis’e takdîm ederek mazhar-ı mükâfât olmuştu.

    5) Esâmi-i Büldân: Evzahü’l-Mesâlik’in ihtisâr tarîkiyle lisân-ı Osmânîye nakl olunan nüshasıdır. Vezîriazam Sokullu Mehmet Paşa’ya takdîm eylemiş ve bu vezîr-i kadirdân tarafından da nâil-i taltîfât olmuştur ki bu eser lisânımızda lügât-ı târîhiyye ve coğrafya usûlünde yazılan âsârın kıdem itibârıyla birincisidir. Dersaâdet kütüphânelerinin ekserinde nüshaları vardır.


    Hazırlayan: Hasan Hüseyin Mak

    Editör: Furkan Yalçınkaya

    Link: http://isamveri.org/pdfosm/D00522/1330_7/1330_7_TAHIRBM.pdf

  • Şeyh İbrahim Hakkı Erzurumî

    Müellif: Bursalı Mehmed Tâhir 

    Dergi: Sırât-ı Müstakîm

    Tarih: 7 Ramazan 1329

    Tasavvuf ve ahlâk ile fünûn-ı mütenevviadan bâhis meşhûr ve matbû “Marifetnâme” ismindeki eser-i kıymetdârın müellif-i şehîri olup Erzurumludur. Sâhib-i tercümenin Erzurum’a nispeti peder-i âlîleri Şeyh Osmân Efendi’nin Hasan Kale’den Erzurum’a nakil ve hicretinden nâşîdir. Ulûm-ı âliyye ve ʿâliyeyi Erzurum fuzalâsından ahz ve tahsîl ettiği gibi zebân-ı Fârisî kavâid ve dakâyıkı da müfti-i belde meşâhîr-i ulemâdan hâzık Mehmed Efendi’den teallüm eyledi. İkmâl-i tahsîlden sonra mahzâ istikmâl-i feyz-i ulûm sâikasıyla ihtiyâr-ı seyâhat ettiği esnâda Siirt kurâsından Tillo’da neşr-i envâr-ı marifet eyleyen kibâr-ı meşâyih-i Kâdiriyye ve Nakşiyye’den ârif billâh Şeyh İsmâil Fakîrullâh’a teslîm-i inân-ı irâdet ve usûl-i tarîkat dâiresinde ve peygamber-pesendâne bir sûrette cehd ve himmet ve sarf-ı nakdîne-i gayretle mazhar-ı mertebe-i hilâfet olduğu gibi nâil-i sıhriyyet de oldu. Mürşid ve kayınpederlerinin irtihâlinden sonra bir taraftan telîf-i âsâr bir taraftan da müsterşidîne talîm-i ezkâr ile dem-güzâr olup 1186 târîhinde âzim-i dârü’l-karâr oldu (kaddesallâhu sirrahu’l-azîz). Âsâr-ı ârifâne ve fâzılânelerinden yalnız “Marifetnâme” ile “Dîvân-ı İlâhiyât”ı matbûdur.

    Âsâr-ı matbûalarının kısm-ı aʿzamı Türkçe, mütebâkîsi Arapça ve Farsça olup ber-vech-i âtîdir:

    1- Marifetnâme

    2- Dîvân-ı İlâhiyât

    3- Tezkiretü’l-Ahbâb  

    4- Hısnu’l-Ârifîn

    5- Kelimât-ı Fakîrullâh 

    (Hatt-ı dest-i âlîleriyle muharrer olan bu üç eser-i ârifâne (3,4,5) mahfûz-ı kütüphâne-i ahkarânemdir.)

    6- İrfâniyye: “من عرف نفسه فقد عرف ربه” hadîs-i şerîfinin muhtevâ olduğu mezâmîne dâir elsine-i selâse üzere manzûm ve mensûr âsâr-ı müntehabeyi câmidir.

    7- İnsâniyye: Esrâr-ı tevhîde dâir elsine-i selâsedeki en müntehab âsâr-ı manzûmeyi câmidir.

    8- Lübbü’l-İrfân: Tasavvufa dâir olmak üzere ricâlullâhın dekayık-ı akvâlini câmi mensûr bir eserdir.

    9- Mürşidu’l-Müteehhilîn: Mensûr bir eser olup matbû ve mütedâvil olandan başkadır.

    10- Tecvîd: Meşhûr Karabaş Tecvîdi vâdisinde ve fakat daha müfîd ve daha vâzıhtır.

    11- Müntehabât-ı Manzûme: Kısm-ı aʿzamı Fârisî olmak üzere elsine-i selâsedeki tasavvufî manzûmâtı câmidir.

    12- Kût-ı Cân: Mürşid-i ekremleri Şeyh İsmâil Fakîrullâh’ın menâkıbını mübeyyindir.

    13- Cilâu’l-Kulûb li-Tecelli’l-Matlûb: Bir mukaddime ile on fasıl, bir hâtime üzere mürettep Türkçe mensûr bir eser olup isminin delâleti olan 1180 târîhinde telîf olunmuştur.

    14- İnsân-ı Kâmil: Bir mukaddime, on yedi fasıl üzere mürettep Türkçe tasavvufî bir eserdir.

    15- Sefînetü’n-Nûh min Vâridâti’l-Fütûh: Telîfi 1186 olan bu manzûm eser kırk vâride üzere müretteptir.

    16- Mecmûa-ı Mekâtîb: Kısm-ı aʿzamı Arabî olmak üzere muhibbânına gönderdiği mekâtîb-i ârifânedir.

    17- Nûşi Cân: Mahdûmu Fehîm Efendi’ye hitâben yazdığı manzûme-i tasavvufiyyedir.

    18- Râznâme: Bazı ihvânına gönderdiği ahlâk ve tasavvuftan bâhis Türkçe bir risâledir.

    19- Kitâb-ı Âlem: Tasavvufî risâle-i Arabiyyedir.

    20- Kenzü’l-Fütûh: Tasavvuf ve ahlâka dâir bir manzûmedir.

    21- Urvetü’l-İslâm: Bir mukaddime, on beş bâb, bir hâtime üzere mürettep Arabiyyu’l-ibâre bir eserdir.

    22- Tertîbu’l-Ulûm: İlm-i delâlet, icmâl-i âlet, Kurʾân ve hat, fıkıh ve lügat, tarîf, nahiv, nazım, âdâb, meânî, beyân gibi ulûmdan bâhis manzûm bir eserdir.

    23- Vuslatnâme: On esâstan bâhis Türkçe manzûm bir eserdir.

    24- Şükürnâme: Türkçe bir manzûmedir.

    25- İkbâlnâme: Türkçe manzûm risâle-i ahlâkiyyedir.

    26- İlâhînâme

    27- Manzûme-i Avâmil

    28- Aʿmâl-i Felekiyye bi’r-Rubʿi’l-Mucîb: Bir mukaddime, yirmi bâbtır.

    29- İstihrâc-ı Aʿmâl-i Felekiyye: Oğluna hitâben yazılmış bir manzûme-i fenniyyedir.

    30- Lügatçe: Elsine-i selâse lügâtını mübeyyindir. 

    31- Kavâid-i Fursiyye: Bir mukaddime, dört bâb, bir hâtimedir.

    32- Risâle-i Mirʾât-ı Kevneyn: Meşâyihten Mustafâ Fânî Efendi’ye hitâben yazılmış bir manzûme-i  Arabiyye olup ehl-i bâtın ile ehl-i zâhirin ahvâlini muarriftir.

    33- Edʿiye-i Meʾsûre

    34- Sülûk-i Nakşibendî  

    35- Tuhfetü’l-Kirâm  

    36- Nuhbetü’l-Kirâm  

    37- Ülfetü’l-Enâm

    38- Heyʾetü’l-İslâm

    (Bu eserler (33-38) manzûr-ı âcizi olmamıştır. Fakat kendi tercüme-i hâllerini mübeyyin eserlerinde mezkûrdur.)

    Mürşid-i âlî tebârlarının esâsen Üveysî oldukları Tezkiretü’l-Ahbâb’ta münderictir.

    Mahdûm-ı âlîleri İsmâil Fehîm Efendi de erbâb-ı maâriften bir zâttır. Bir mukaddime, on beş fasıl, bir hâtime üzere mürettep “Miʿyâru’l-Evkât” ismindeki eserlerinin bir nüshası Kütüphâne-i Hidîvî defterinde mukayyettir.

    İlahiyât-ı ârifânelerinden:

       Hakk şerleri hayr eyler

       Ârif ânı seyr eyler

       Zannetme ki gayr eyler

    Mevlâ görelim neyler

    Neylerse güzel eyler

    Parçasının bâhusûs “Mevlâ görelim neyler…” nakarât-ı manîdârı ve vird-i zebân-ı ehl-i irfân ve hasbihâl-i sitem-dîdegândır.

     

    Hazırlayan: Ahmet Tarık Tuncer

    Editör: Furkan Yalçınkaya

    Link: http://isamveri.org/pdfosm/D00125/1327_6/1327_6_156/1327_6_156_TAHIRM.pdf

  • Şeyh Muhyî Efendi

    Müellif: Bursalı Mehmed Tahir 

    Dergi: Kelime-i Tayyibe

    Tarih: 29 Cemaziyelevvel 1330

     

    Şeyh Muhyiddîn Gülşenî:

    Tarîkat-i Halvetiyye’nin Gülşen şubesi fuzalâ-yı meşâyihinden bir zât-ı irfân-simât olup Edirnelidir. Selanik Mevlevîhânesi’nin bânîsi Ekmekçizâde Ahmed Paşa’nın birâderidir. Vatanı ulemâsından bi’t-teallum ahz-ı icâzeye muvaffakiyetten sonra bir müddet dâire-i zühd ve salâhta ihtiyâr-ı uzlet ve âsâr-ı dîniyye mütâlaasına muvâzabet eyledi. Bu esnâda 981 târîhinde Edirne kâdısı olup -bi-hasebi’l-mazhariyye- zümre-i mutasavvıfaya aleyhtârlığıyla meşhûr olan Çivizâde Efendi bir cuma günü câmi-i şerîfte elinde mütâlaa etmekle meşgûl bir kitâptan dolayı sâhib-i tercümeyi huzûruna celb ederek kitâbın ismini istifsâr etti. Muhyiddîn Efendi de mürebbi’l-ârifîn cenâb-ı Şeyh-i Ekber Muhyiddîn’in ecell-i âsarından bulunan Fusûsu’l-Hikem olduğunu lâubâliyâne bir tarzda beyân etmesi üzerine gazaba gelen Çivizâde Efendi tasmîm ettiği tekdîr ve tevbîhe vesîle olur mütâlaasıyla kitâb-ı celîl-i mezkûrun ibârâtı kavâidinden suâller tertîbiyle imtihâna başladı ise de aldığı vâkıfâne ve âlimâne cevâplara karşı bilakis takdîr ve tahsîne mecbûr oldu. Baʿdehû o târihlerde Mısır defterdârı bulunan birâderi nezdine giderek buradan da cânib-i Hicaz’a azîmetle îfâ-yı hacc-ı şerîften sonra Mısır’a avdet ve ihtiyâr-ı ikâmetle meşâyih-i beldenin serbülendi Gülşenîzâde Seyyid Ali Safvetî Efendi’ye teslîm-i irâdet etti. Ve hüdâpesendâne mücâhedâtının mükâfâtı olmak üzere nâil-i rütbe-i hilâfet olmakla beraber kerîmesiyle izdivâcından nâşî sıhriyyeten de mürşidine kesb-i kurbet eyledi. Ve ilâ-âhiri’l-ömür irşâd ve telîf ile meşgul olarak 1014 senesinde irtihâl-i dâr-ı naʿîm ederek âsitâne-i Gülşenîde vedîa-i hâk-i mağfiret kılındı. Müellefâtının tabʿına himmet olunmadığı için ilim ve irfânı nispetinde şöhret alamayan meşâyih-i osmâniyyedendir. Manzûmâtında “Muhyî” tahallus eylemiştir.

    Âsârı:

    1- Risâle fî Beyân-i Esmâ-i Hüsnâ 

    2- Nefehâtü’l-Mesîhi’l-Anberî 

    3- Şerhü’l-Müstezâd 

    4- El-Muammeyât 

    5- Muammâ-yı Mersiye-i Gülşenîzâde 

    6- El-Mukattaʿât 

    7- Er-Rubâiyyât 

    8- Gazâlnâme 

    9- El-Mesâdiru’s-Seniyye 

    10- Eş-Şemsiyye 

    11- El-Ayniyye 

    12- Hüsn-i Dil 

    13- Şerhu’l-Erbaîn 

    14- Keşfu Sihri’l-Aʿyân fî Hurûf-ı Sırr-ı Usturlâbi’l-İhsân 

    15- Şerhu Hadîs-i Cibrîl 

    16- Silsiletü’l-ʿIşk 

    17- Füyûzu’l-Mevlâ 

    18- Hakku’l-Yakîn fî’l-Hikâyât ve’n-Nesâyih 

    19- Hedyu’l-Harameyn 

    20- Nefehâtü’l-Eshâr 

    21- Ahlâku’l-Kirâm 

    22- Menâkıb-ı Gülşenî 

    23- Meşâhidu’l-Vücûd 

    24- Kitâb-ı Meâb 

    25- Dîvân

     

    Bunlardan başka Bâleybelen ismiyle nâşinîde bir tarzda büyücek kıtʿada bir lügat-i Türkiyyesi vardır ki Türkçe’nin lügat ve iştikâkıyla mütevaggıl zevât için bir kere görülecek âsârdandır.

     

    Hazırlayan: Besim Enes Alper

    Editör: Furkan Yalçınkaya

    Link: https://isamveri.org/pdfosm/D02734/1328_3/1328_3_RIFATB.pdf

  • Altıparmak Mehmed Efendi

    Terâcim-i Ahvâl 

    Altıparmak Mehmed Efendi

    Müellif: Bursalı Mehmed Tahir 

    Dergi: Sebîlürreşâd

    Tarih: 26 Recep 1330

    Elsine-i selâse edebiyatına vâkıf fuzalâ-yı üdebâdan bir zât olup Üsküplüdür. Memleketinde “Çıkrıkçızâde” ve “Altıparmak” şöhretiyle benâm olmuşsa da ahîren ikinci şöhretiyle teşehhür etmiştir. “Nüzhet-i Cihân” mukaddimesinde ismini yazdığı sırada “Mehmed bin Mehmed eş-Şehîr bi-Altıparmak” yazdığı da ikinci şıkkı teyîd ediyor. Ulûm-ı âliyye ve ʿâliye tahsîlini vatanında ikmâlden sonra meslek-i kadîm tasavvufa da intisâb lüzûmunu derpîş ederek Üsküp Kalesi’nde defîn hâk-i tarîkat-i Bayramiyye ricâlinden Şeyh Cafer Efendi’ye bîatla gâye-i tasavvuf olan tasfiye-i vicdânede muvaffak oldu. Bâʿdehû İstanbul’a gelerek bir müddet bugün de meşher-i ilim ve fazîlet bulunan Fâtih Câmi-i Şerîfi’nde hadîs, tefsîr tedrîsiyle neşr-i fazîlet ve iktisâb-ı şöhret eyledi. Daha sonra Mısır’a rıhletle buradaki tedrîsiyle de kadirşinâs ulemâ-yı Arap’ın enzâr-ı takdîrlerine mazhar olarak îfâ-yı hacc-ı şerîf  için cânib-i Hicâz’a azîmet ve bâʿde edâü’l-hac yine Mısır’a avdetle ke’l-evvel ulûm-ı ʿâliye tedrîsiyle meşgûl olup 1033 tarihinde irtihâl-i dâr-ı bekâ etti. Cenâzesi bir cemm-i gafîr tarafından kaldırılarak Sûk-i Gar’da binâ-gerdesi olan mescid hazîresine defnedildi. Âsâr-ı fâzılânesi:

    1) Altıparmak: Meşâhîr-i ulemâdan Molla Miskîn’in bir mukaddime dört rükn bir hâtime üzere mürettep siyer-i enbiyâ ve sîret-i cenâb-ı Mustafa’dan bâhis “Meʿâricü’n-nübüvve fî Meʿârici’l-fütüvve” ismindeki Fârisiyyu’l-ibâre eser-i meşhûrunun tercümesi olup matbûdur. Bu eser Koca Nişâncı Mustafa Bey tarafından da “Delâilü’n-Nübüvveti’l-Muhammedî ve Şemâilü’l-Fütüvveti’l-Ahmedî” ismiyle tercüme olunmuştur.

    2) Tercüme-i Nigâristân-ı Gaffârî: Gaffârî şöhretiyle benâm Ahmed bin Muhammed el-Kazvînî’nin târîh-i İslâm ile hulefâ v mülûk ve nevâdir-i hikâyâttan bâhis Fârisiyyu’l-ibâre eser-i marûfunun tercümesi olup ismi “Nüzhet-i Cihân ve Nâdire-i Devrân”dır ki şâyân-ı istifâde âsârdandır. Nüshaları İstanbul kütüphânelerinin bazılarıyla Kütüphâne-i Âcizî’de vardır. Nigâristân-ı Gaffârî fuzalâ-yı Osmâniyyeden şâir-i meşhûr Şeyhülislâm Yahya Efendi tarafından da tercüme olunmuştur. Fuhûl-i ulemâdan Muînüddîn İsferâyî’nin de  Ebî Saîd Bahâdırhân Cengîzî nâmına Nigâristân isminde Fârisiyyu’l-ibâre bir telîfi olduğu gibi Allâme-i Rûm İbn Kemal merhûmun da bu isimde bir eseri vardır.

    3) Tercüme-i Sittîn li-Câmiʿi’l-Besâtîn: Asıl eser Hüccetü’l-İslâm İmâm el-Gazzâlî’nin altmış meclis üzere müretteb telîf-i makbûlü olup tercümenin bir nüshası Köprülü Kütüphânesi’nde mevcûttur.

    4) Kâşifu’l-ulûm ve Fâtihu’l-fünûn: “Şerh-i Telhîsi’l-Meʿânî” tercümesi olup bir nüshası Kütüphâne-i Umûmî’de vardır. Bu tercümenin mukaddimesindeki “Nice resâil-i dakîka ilm-i tefsîr ve hadîste ve nîce evrâk-ı münîfe usûl ve fürûda tasnîf ettim.” ibâresinden anlaşıldığı üzere sâhib-i tercümenin taʿdâd ettiğimiz âsârından başka da eserleri olduğu anlaşılıyor. Terâcim-i ahvâl kitaplarımızın bazılarında meşhûr “Mutavvel”i de tercüme ettiği muharrerse de manzûr-ı âcizi olmamıştır.


    Nüzhet-i Cihân mukaddimesindeki eşʿârından:

    Kâr u bârı âkilin dâim hatâ-puş olmadır

    Ayb-bîn olmak revâdır serverâ câhillere

    Dîde-i insâf ile nâzır olan ehl-i kemâl

    Nisbet etmez şeyn ü aybı ber nefs-i kâmillere


    Hazırlayan: Hasan Hüseyin Mak

    Editör: Furkan Yalçınkaya

    Link:http://isamveri.org/pdfosm/D00125/1328_1-8/1328_1-8_19-201/1328_1-8_19-201_TAHIRBM.pdf

  • Sadreddîn Konevî 

    Müellif: Bursa Mebûsu Mehmed Tahir 

    Dergi: Sırât-ı Müstakîm

    Tarih: Cemaziyelevvel 1329

    Ebu’l-Meâlî Mevlânâ eş-Şeyhu’l-Kebîr
    Sadreddîn Konevî
    (kuddise sırruhû)

    Eâzım-ı meşâyih-i muhakkıkîn ve efâhim-i ulemâ-yı râsihîndendirler. Aslen Malatyalı iseler de neşetleri Konya’dadır. Kendileri henüz tıfl-ı nevresîde iken pederleri vefât etmekle o târihte Şâm-ı şerîfte bulunmakta olan Şeyhu’l-ekber Muhyiddîn Arabî hazretleri bilhâssa talîm-i lisân-ı hakîkat zımnında Konya’ya gelerek münâsebet-i sûrîyye husûlüne medâr olmak için mevlânâ-yı müşârun-ileyhin dul bulunan vâlidelerini tezevvüç eyleyip kemâl-i ihtimâm ile terbiye ve tefeyyüzlerine saʿy ve ikdâm buyurmuşlardır.

    Semere-i istiʿdâd-ı hüdâ-dâdlarıyla az vakit zarfında cenâb-ı Şeyhu’l-ekber’in nefs-i kâmiline mazhar olan bu zât-ı âlî fünûn-ı muhtelife ve ulûm-ı mütenevviada vâsıl-ı derece-i kusvâ oldukları gibi bi-tahsîs tefsîr, hadîs, tasavvuf, kelâm, hikmet ilimlerinde vahîdu’l-asr oldular. Kendilerinden istifâda-i ulûm eyleyen ulemâ ve urefâ pek çoksa da meşhûrları: sâhib-i telîfât-ı kesîre ve bâ-husûs müellif-i Tefsîr-i Kebîr Allâme-i Şirazî ve evvel-i şurrâh-ı Fusûsu’l-Hikem Müeyyidüddîn Cendî ve şârih-i Dîvân-ı İbn-i Fârız Sadeddîn Fergânî ve sâhib-i Lemaʿât Fahreddîn Irâkî ve âbırû-yı meşâyih-i Fars Şemseddîn İgi hazerâtıdır. Vefât-ı âlîleri 671 târîhinde olup kabr-i münevverleri Konya’da İstasyon Caddesindedir. Ekser evkâtta hazret-i Sadreddîn’in meclis-i ilim ve irfânlarında hâzır bulunan Mevlânâ Celâleddîn Rûmî hazretleriyle beynlerinde muhâdenet ve muhâleset-i kâmile bulunduğundan esnâ-yı musâhabelerinde cenâb-ı Celâleddîn’e “Mevlânâ” tabiriyle hitâp buyurmaları müşârun-ileyh hazretlerinin mevlânâ lakab-ı âlîsiyle teşehhürlerine bâdî olduğu misilli rıhletlerinde dahî vasiyetleri üzere hazret-i Sadreddîn imâmet eylemişlerdir. Beynlerinde mükerreren vâki olan mükâtebeden dolayı ulemâ-ı imâmiyyeden Nasîruddîn Tusî dahî cenâb-ı Mevlânâ gibi hazret-i Sadreddîn’in fazl ve irfânlarının musaddıklarından olduğu meşhûr ve mütevâtirdir.

    Müellefât-ı âliyelerinden başlıcaları şunlardır:

    1- Tefsîr-i Fâtiha: Lisân-ı tahkîk ve tasavvuf üzere olup 380 sahîfeden ibaret olan bu tefsîr-i şerîf Haydarâbâd-ı Dekken şehrinde Emîr Hasan el-Hanefî isminde bir zât tarafından tabʿ olunmuştur.

    2- Miftâhu’l-Gayb: Mevlânâ Fenarî, Muhammed ibn Kutbuddîn İznikî, Şeyh Osmân Atpazarî-yi Celvetî, Mevczâde Abdurrahman Bursevî, Gazzîzâde Abdüllatîf Bursevî gibi zevât-ı kirâm taraflarından şerh olunan bu kitâb-ı müstetâbı Bursa’da medfûn Emîr Sultân hazretleri dahî bi’l-iltizâm istinsâh edip Mevlânâ Fenarî’den tederrüs buyurmuşlardır.

    3- Fükûk: Fusûs’un müsnedâtına dâirdir.

    4- Tabsiratü’l-Mübtedî ve Tezkiretü’l-Müntehî: Lisân-ı Fârisî üzeredir.

    5- Nefehât-ı İlâhiyye

    6- Fusûs fi Tahkîk-i Tavri’l-Mahsûs

    7- Keşfu’s-Sır

    8- Nefesetü’l-Makdûr ve Tuhfetü’l-Meşkûr

    9- Şerh-i Esmâ-i Hüsnâ

    10- Câmiʿu’l-Usûl fi’l-Hadîs

    11- Risâletü’l-Hâdiye

    12- Mufâvazât

    13- Envâr-ı Enbiyâ

    14- Şerh-i Hadîs-i Erbaʿîn

    15- Risâletü’l-Mürşid

    16- Şumûsü’l-Meârif

    17- Risâletü’l-ʿUcâle fi Keyfiyeti’t-Teveccüh

    18- Risâletü’l-Miʿsame [sic.] an Müntehe’l-Efkâr

    19- Şerh-i Kasîde-i İbn-i Fârız

    20- Mecmûatü’l-Mekâtîb fi’l-Kelâm (أرسلها نصيرالدين طوسى مع أجوبتها): Bu eser Ayasofya Kütüphânesi’nde mevcûttur.

    Edebiyyât-ı Arabiyye ve Fârisiyyeye intisâb-ı tâmlarından nâşî mutasavvıfâne tanzîm buyurdukları eşʿâr-ı Arabiyye ve edebiyyât-ı Fârisiyyeleri de malûm-ı erbâb-ı irfândır.

    1069 târihinde Şeyh Mûsâ Sadrî tarafından yazılan menâkıbnâmelerinin bir nüshası Beşiktaş’ta Yahyâ Efendi Kütüphânesi’nde vardır.

     

    Hazırlayan: Ahmet Tarık Tuncer

    Editör: Furkan Yalçınkaya

    Link: http://isamveri.org/pdfosm/D00125/1327_6/1327_6_141/1327_6_141_TAHIRBM.pdf