Etiket: ahmed

  • İmam Ahmed İbn-i Hanbelin Müçtehidler Arasındaki Mevkii

    Müellif: Ömer Nasuhi Bilmen

    Dergi: İslam’ın Nuru 

    Tarih: 1 Ağustos 1951

     

                   Ahmed İbn-i Hanbel hazretleri, bütün ehli sünnet arasında tebcil edilen dört muazzam, mübarek müctehidin dördüncüsü bulunmaktadır. Hâiz olduğu kemalat ve merârife karşı İmam Şâfiî gibi üstadları bile meclûbiyet gösterirlerdi. Hatta İmam Şâfiî demiştir ki: “Ben Bağdat’dan çıktım, orada Ahmed İbn-i Hanbel’den daha fazıl, daha alim, daha fakih bir halef bırakmadım.”

    “Kitâb-i tehzibi’l esmâ” da yazıldığı üzere yine İmam Şafiî demiştir ki: “Ben Ahmed ibn-i Hanbel ile Süleyman İbn-i Dâvudi Hâşimî’den daha akıllı kimse görmedim.” 

    Ebû Hâtim de demiştir ki: “Bir kişiyi gördün mü Ahmed ibn-i Hanbeli seviyor, bil ki o sahibi, sünnettir.”

    Bazı zevâtın kanaatine nazaran İmam Ahmed’in hadisi şerif sahasındaki vüs’ati ittilâ-i, kudreti ilmiyyesi, fıkıh sahasındaki vüs’at ve kudretinden daha ziyadedir. 

    İmam Ahmed’in ne büyük, ne kudretli bir müctehid olduğunu anlamak için (El-muğnî) gibi pek kıymetli kütüb-i hanabileye müracaat edilmesi kafidir.

    İmam Ahmed hazretlerinin menâkibine dair İmam Beyhakî, Ebû İsmâili’l Ensârî, Ebü’l Ferec İbnü’l cevâzî gibi yüksek alimler tarafından yazılmış bir hayli âsar vardır.

    İMAM AHMED İBN-İ HANBELİN HAYATI VE METANETİ AHLAKİYESİ:

    İmam Ahmed hazretleri, pek ziyade âbid, zâhid, yüksek bir seciyeye mâlik pek nezih bir hayâtı hâiz idi. Fakirâne yaşamayı bir nimet sayar, “İnsana az bir mal yetişir, çok mal yetişmez” derdi. Kendisine teveccüh eden servet ve riyaseti kabulden istinkâf ederdi. Halife Mütevekkil tarafından kendisine her gün pek mükellef bir sofra yemek gönderilirdi. Fakat o, bunu kabul etmez, bu yemeklerden yemezdi, vakit vakit yüz gösteren sıkıntılara, ibtilâlara karşı büyük bir metânetle mukavemet gösterir, takip ettiği zühd ve takva yolundan asla ayrılmazdı.

    Halife Me’mun zamanında kâdi’l kudât Ahmed İbn-i Düvad’ın yanlış bir ictihadı olan malum bir meseleden dolayı bu muhterem Ahmed İbn-i Hanbel hazretleri de Mu’tasim halife tarafından haps edilmiş, darb edilmişti. Hapis müddeti yirmi sekiz ay devam edip (220) senesinde hapisten çıkarılmıştır. Hazret-i İmam, bu vesile ile de bütün hak ve hakikat taraftarlarının kıyamete kadar tebcîline layık bir diyanet ve şehâmet misali vücûde getirmiş oldu.

    İmam Ahmed’e halife Vâsik zamanında bir fenalık yapılmamış, Vâsik’ten sonra hilafete nail olan kardeşi Mütevekkil İbn-i Mu’tasım ise ikram etmiş, onunla meşveret etmedikçe kimseye bir vazife tevcih etmemekte bulunmuştu. Bu ikram ve hürmet, o büyük alimin vefatına kadar devam etmiştir.

    İmam Ahmed hazretleri (164) tarihinde doğmuş, (241) senesinde Bağdat’da vefat etmiştir. “Bâb-ı harb” denilen kabristanda medfundur, Rahmetullahi teâlâ aleyh.