Kategori: Bursalı Mehmed Tahir

  • Şârih-i Fusûs Abdullah Bosnevî

    Müellif: Bursalı Mehmed Tahir

    Dergi: Sırât-ı Müstakîm

    Tarih: 1326

    [1]Pîr-i aʿzam Hacı Bayram-ı Veli ecille-i hulefâsından olup Göynük-Torbalı’da medfûn olan Bursevî Dede Ömer Sikkînî marifetiyle teşaʿʿub eden Melâmiyye-i Bayrâmiyye şubesi meşâyihindan câmiu’l-kemâlât bir zât-ı irfân-simât olup mukaddemât-ı ulûmu maskat-ı reʾs olan Bosna’da, ulûm-ı âliyye ve ʿâliyeyi Dersaâdet’te baʿde’l-ikmâl arzu-yı tarîkat dâiyyesiyle Bursa’ya azîmetle meşâhîr-i ricâl-i Bayrâmiyye’den Yeniyer Kabristânı’nda medfûn Şeyh Hasan Kabaduz-ı Bursevî’ye intisâb eyleyip senelerce devam eden mesai ve mücâhede-i Hudâ-pesendânesinin mükâfât-ı maneviyyesi olmak üzere tekmîl-i merâtib-i hakîkatle min-ciheti’t-tarîka nâil-i rütbe-i hilâfet oldular. Bundan sonra da yine istikmâl-i feyz-i ilâhî maksad-ı yegânesiyle Mısır’a ve 1046 târîhinde Hicâz’a azîmetle îfâ-yı farîza-ı hacc-ı şerîfe ve ziyâret-i Cenâb-ı Seyyidü’l-enbiyâ sallallâhu aleyhi ve selleme muvaffak olarak Şâm-ı Şerîf’e rıhletle kıdvetü’l-muhakkıkîn Şeyh-i Ekber Muhyiddîn Arabî hazretlerinin türbe-i şerîfeleri civârında inzivâ ederek rûhâniyet-i müşârünileyh vesâtet-i aliyyesiyle istifâza-ı ulûm-ı Muhammedîye mazhar oldular. Baʿdehu işâret-i maneviyye ile Konya’ya azîmetle Şeyh-i Kebîr Sadreddîn Konevî ile Mevlana Celâleddîn Rûmî hazarâtı gibi medâr-ı fahr-i İslâm olan zevât-ı âliyenin merâkıd-ı şerîfelerini ziyâretle ihtiyâr-ı ikâmet ve bir müddet sonra “اِرجِعى…” fermân-ı ilâhîsine lebbeyk-zen-i icâbet olarak 1054 tarihinde irtihâl-i dâr-ı âhiret eyleyip vasiyetleri üzere civâr-ı Hazreti Sadreddîn’de vedîa-ı hâk mağfiret kılındılar (kaddesallâhu sırrahü’l-azîz). “هذا قبر غريب الله فى أرضه وسماه عبداه البوسنوى الرومى البايرامى” ibâresinin seng-i mezarlarına yazılması cümle-i vesâyâ-yı ârifânelerinden olduğu Müstakîmzâde merhûmun “Ahvâl-i Melâmiyye-i Bâyrâmiyye” ismindeki eserinde mezkûrdur. Arabistan’daki seyâhatleri esnâsında mülâkî oldukları urefâ ve fuzalânın kâffesi ulüvv-i kaʿblerini tasdîk eyledikleri gibi tahrîr buyurdukları âsâr-ı mütenevvia-ı muhakkıkâneleri de ilâ yevminâ hazâ tasdîk-kerde-i erbâb-ı ilim ve irfândır. Kendilerinden ahz-i ulûm ve maârif eden fuzalâ-yı urefânın başlıcaları şunlardır:

    Şeyh Garseddîn Halîlî,  Şeyh Muhammed Mîrzâ es-Surûcî ed-Dimeşkî es-Sûfi, Şeyh Muhammed Mekkî el-Medenî, Şeyh Seyyid Muhammed bin Ebî Bekr el-Ukûd.

    Müellefât-ı aliyyeleri:

    1- Şerh-i Fusûsü’l-Hikem el-Müsemma bi-Tecelliyyât-ı Arâisi’n-Nusûs fî Menassâti Hikemi’l-Fusûs (Âsâr-ı aliyyelerinin en meşhuru olup matbûdur.)

    2- Mevâkıfu’l-Fukarâ

    3- El-Vusûl ile’l-Hazreti’l-İlâhiyye lâ Yümkinü illâ bi-Husûli’l-Ubûdiyye

    4- Hakîkatü’l-Yakîn

    5- Metâliʿu’n-Nûri’s-Sünnî ʿan Tahârati’n-Nebiyyi’l-Arabî

    6- Tefsîr-i Âyet-i “فَاخْلَعْ نَعْلَيْكَ” alâ Butûni’s-Sebʿa

    7- Risâle-i Hazarâti’l-Gayb

    8- Tecelli’n-Nûri’l-Mübîn fî Mirʾât-i “اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَعٖينُ”

    9- Şerh alâ Nazm-ı Merâtibi’l-Vücûd li’ş-Şeyh Garseddîn

    10- Şerh ale’l-Kasîdeti’t-Tâiyye li-İbni’l-Fârız

    11- Risâle fî Tefsîr-i Nûn ve’l-Kalem

    12- Risâle-i Aʿyân-ı Sâbite

    13- Risâle fî Şerh-i Elhamdülillâhillezî Evcede’l-Eşyâ ʿan Adem ve Ademihi[2]

    14- Tercüme-i Terşîhât

    15- Gülşen-Râz-ı Ârifân fî Beyân-ı Usûl-i Râh-ı İrfân (Manzûmdur)

    16- Risâle fî Tafdîli’l-Beşer ale’l-Mülk

    17- Şerh-i Kelâm-ı Müeyyedi’l-Cündî fî Evâil-i Şerhi’l-Fusûs

    18- Cilâü’l-Uyûn fî Şerh-i Kasîdetü’ş-Şeyh Abdülmecîd Sivas

    19- El-Yedü’l-? fî İstilâmi’l-Haceri’l-Esved

    20- Şerh-i Rabbi Yessir velâ Tuʿassir Rabbi Temmim bi’l-Hayr

    21- El-Bûrhanü’l-Celî fî Harfi’s-Sûʾ ʿan Vechi’l-Âye fî Hâl-i Yûsuf (a.s)

    22- Risâle fî Temessül-i Cibrîl fî Sûreti’l-Beşer

    23- Risâle-i Uhrâ fî Temessüli’l-Cibrîl (Türkî)

    24- Tefsîr-i Sûre-i Ve’l-ʿÂdiyât

    25- Risâle fî Neşʾeti’l-İnsâniyye (Şerh-i bâbı’s-sâdis mine’l-Fütûhâti’l-Mekkiyye)

    26- Tefsîr-i Sûre-i ʿAsr

    27- Tefsîr-i “حَتّٰٓى اِذَا بَلَغَ مَغْرِبَ الشَّمْسِ”

    28- Münâcât

    Hazırlayan: Ahmet Tarık Tuncer

    Editör: Furkan Yalçınkaya

    Link: http://isamveri.org/pdfosm/D00125/1326_6/1326_6_137/1326_6_137_TAHIRBM.pdf



     1 Tarîkat-i Kâdiriyye ricâlinden oldukları Dîvânlarından sarâhaten anlaşılan ve “Hüsn-i Hayri’l-Kelâm” terkîbinin delâleti olan 1091 târîhinde İzvornik’te vefât eden Hasan Kâimi-i Bosnevî Bosna kıtasında yetişen urefâ-yı meşâyihtendir. Zeyl-i Şakâyık sâhibi Şeyhî’nin nakline göre tarîkat-i Halvetiyye’ye de intisâbı olup mürşidleri Öziceli Şeyh Muslihiddîn Efendi imiş.

     

     2 Şeyh-i Ekber’in meşhûr-ı âfâk olan “Fütûhât-ı Mekkiyye”lerinin mukaddimesidir.

     

     

  • Sipâhîzâde Mehmed bin Ali

    Müellif: Bursalı Mehmed Tahir

    Dergi: İslam Mecmûası

    Tarih: 11 Cemaziyelahir 1332

    Maârif-mendân-ı kuzâttan zûfünûn bir zât-ı fezâil-nihâd olup Bursalıdır. Ale’l-usûl memleketi ulemâsından tekmîl-i nüsahtan sonra bazı medâriste tedrîs ile iştigâl eyleyip 992 târihinde Bağdat ve 997 senesinde İzmir kadılıklarında îfâ-yı vezâif eyledi. Sene-i mezbûrede İzmir’de irtihâl-i dâr-ı bekâ etti. Elsine-i selâsede inşâd-ı nazım ve nesre muktedir olduğuna âsâr-ı mütenevviası şâhid-i âdildir. Müellefâtı gayr-i matbû olup başlıcaları ber-vech-i âtîdir:

    1) Enmûzecü’l-Fünûn: “Mevzûâtü’l-Ulûm” tarzında bir cilt üzere mürettep olup tefsîr, hadîs, kelâm, usûl, fıkıh, ferâiz, meʿânî, heyet-i tıp gibi dokuz ilimden bâhistir. Bir nüshası Ayasofya Kütüphânesi’nde vardır. Sadrazam Sinan Paşa’ya takdîm ederek mazhar-ı takdîr ve taltîf oldu.

    2) Hâşiye-i Şerh-i Tecrîd: Metn-i eser 672’de vefât eden allâme Nasîr Tûsî’nindir. Dakâyık-ı ilm-i kelâmdan bâhis ve altı bâb üzere mürettep olan bu eser birçok fuzalâ taraflarından da şerh ve tahşiye edilmiştir. Hatt-ı destiyle muharrer nüshası Nûr-ı Osmânî Kütüphânesi’ndedir.

    3) Hâşiye alâ Şerh-i Hikmeti’l-Ayn: Metn-i eser Nasîr Tûsî telâmîzinden Kâtib Kazvînî’nindir. Bunun da muhtelif şerh ve hâşiyeleri vardır.

    4) Evzahu’l-Mesâlik ilâ Marifeti’l-Büldân ve’l-Memâlik: Asl-ı bâdi-i iştihârı olan ve lisân-ı Arabî üzere muharrer bulunan bu eser, esâsen coğrafyaya müteallik olup tarz-ı tahrîri hurûf-ı hecâ üzerine mürettep lügât-ı târîhiyye ve coğrafya tertîbindedir. Başlıca meâhizi de Ebu’l-Fedâ’nın “Takvîmü’l-Büldân”ı ile Safiyyuddîn Abdülmümin el-Bağdâdî’nin “Muʿcemü’l-Büldân”dan hülâsa ettiği “Merâsıdü’l-Itlâʿ”ıdır. Hitâmı olan 980 târihinde Sultan Murâd-ı Sâlis’e takdîm ederek mazhar-ı mükâfât olmuştu.

    5) Esâmi-i Büldân: Evzahü’l-Mesâlik’in ihtisâr tarîkiyle lisân-ı Osmânîye nakl olunan nüshasıdır. Vezîriazam Sokullu Mehmet Paşa’ya takdîm eylemiş ve bu vezîr-i kadirdân tarafından da nâil-i taltîfât olmuştur ki bu eser lisânımızda lügât-ı târîhiyye ve coğrafya usûlünde yazılan âsârın kıdem itibârıyla birincisidir. Dersaâdet kütüphânelerinin ekserinde nüshaları vardır.


    Hazırlayan: Hasan Hüseyin Mak

    Editör: Furkan Yalçınkaya

    Link: http://isamveri.org/pdfosm/D00522/1330_7/1330_7_TAHIRBM.pdf

  • Şeyh İbrahim Hakkı Erzurumî

    Müellif: Bursalı Mehmed Tâhir 

    Dergi: Sırât-ı Müstakîm

    Tarih: 7 Ramazan 1329

    Tasavvuf ve ahlâk ile fünûn-ı mütenevviadan bâhis meşhûr ve matbû “Marifetnâme” ismindeki eser-i kıymetdârın müellif-i şehîri olup Erzurumludur. Sâhib-i tercümenin Erzurum’a nispeti peder-i âlîleri Şeyh Osmân Efendi’nin Hasan Kale’den Erzurum’a nakil ve hicretinden nâşîdir. Ulûm-ı âliyye ve ʿâliyeyi Erzurum fuzalâsından ahz ve tahsîl ettiği gibi zebân-ı Fârisî kavâid ve dakâyıkı da müfti-i belde meşâhîr-i ulemâdan hâzık Mehmed Efendi’den teallüm eyledi. İkmâl-i tahsîlden sonra mahzâ istikmâl-i feyz-i ulûm sâikasıyla ihtiyâr-ı seyâhat ettiği esnâda Siirt kurâsından Tillo’da neşr-i envâr-ı marifet eyleyen kibâr-ı meşâyih-i Kâdiriyye ve Nakşiyye’den ârif billâh Şeyh İsmâil Fakîrullâh’a teslîm-i inân-ı irâdet ve usûl-i tarîkat dâiresinde ve peygamber-pesendâne bir sûrette cehd ve himmet ve sarf-ı nakdîne-i gayretle mazhar-ı mertebe-i hilâfet olduğu gibi nâil-i sıhriyyet de oldu. Mürşid ve kayınpederlerinin irtihâlinden sonra bir taraftan telîf-i âsâr bir taraftan da müsterşidîne talîm-i ezkâr ile dem-güzâr olup 1186 târîhinde âzim-i dârü’l-karâr oldu (kaddesallâhu sirrahu’l-azîz). Âsâr-ı ârifâne ve fâzılânelerinden yalnız “Marifetnâme” ile “Dîvân-ı İlâhiyât”ı matbûdur.

    Âsâr-ı matbûalarının kısm-ı aʿzamı Türkçe, mütebâkîsi Arapça ve Farsça olup ber-vech-i âtîdir:

    1- Marifetnâme

    2- Dîvân-ı İlâhiyât

    3- Tezkiretü’l-Ahbâb  

    4- Hısnu’l-Ârifîn

    5- Kelimât-ı Fakîrullâh 

    (Hatt-ı dest-i âlîleriyle muharrer olan bu üç eser-i ârifâne (3,4,5) mahfûz-ı kütüphâne-i ahkarânemdir.)

    6- İrfâniyye: “من عرف نفسه فقد عرف ربه” hadîs-i şerîfinin muhtevâ olduğu mezâmîne dâir elsine-i selâse üzere manzûm ve mensûr âsâr-ı müntehabeyi câmidir.

    7- İnsâniyye: Esrâr-ı tevhîde dâir elsine-i selâsedeki en müntehab âsâr-ı manzûmeyi câmidir.

    8- Lübbü’l-İrfân: Tasavvufa dâir olmak üzere ricâlullâhın dekayık-ı akvâlini câmi mensûr bir eserdir.

    9- Mürşidu’l-Müteehhilîn: Mensûr bir eser olup matbû ve mütedâvil olandan başkadır.

    10- Tecvîd: Meşhûr Karabaş Tecvîdi vâdisinde ve fakat daha müfîd ve daha vâzıhtır.

    11- Müntehabât-ı Manzûme: Kısm-ı aʿzamı Fârisî olmak üzere elsine-i selâsedeki tasavvufî manzûmâtı câmidir.

    12- Kût-ı Cân: Mürşid-i ekremleri Şeyh İsmâil Fakîrullâh’ın menâkıbını mübeyyindir.

    13- Cilâu’l-Kulûb li-Tecelli’l-Matlûb: Bir mukaddime ile on fasıl, bir hâtime üzere mürettep Türkçe mensûr bir eser olup isminin delâleti olan 1180 târîhinde telîf olunmuştur.

    14- İnsân-ı Kâmil: Bir mukaddime, on yedi fasıl üzere mürettep Türkçe tasavvufî bir eserdir.

    15- Sefînetü’n-Nûh min Vâridâti’l-Fütûh: Telîfi 1186 olan bu manzûm eser kırk vâride üzere müretteptir.

    16- Mecmûa-ı Mekâtîb: Kısm-ı aʿzamı Arabî olmak üzere muhibbânına gönderdiği mekâtîb-i ârifânedir.

    17- Nûşi Cân: Mahdûmu Fehîm Efendi’ye hitâben yazdığı manzûme-i tasavvufiyyedir.

    18- Râznâme: Bazı ihvânına gönderdiği ahlâk ve tasavvuftan bâhis Türkçe bir risâledir.

    19- Kitâb-ı Âlem: Tasavvufî risâle-i Arabiyyedir.

    20- Kenzü’l-Fütûh: Tasavvuf ve ahlâka dâir bir manzûmedir.

    21- Urvetü’l-İslâm: Bir mukaddime, on beş bâb, bir hâtime üzere mürettep Arabiyyu’l-ibâre bir eserdir.

    22- Tertîbu’l-Ulûm: İlm-i delâlet, icmâl-i âlet, Kurʾân ve hat, fıkıh ve lügat, tarîf, nahiv, nazım, âdâb, meânî, beyân gibi ulûmdan bâhis manzûm bir eserdir.

    23- Vuslatnâme: On esâstan bâhis Türkçe manzûm bir eserdir.

    24- Şükürnâme: Türkçe bir manzûmedir.

    25- İkbâlnâme: Türkçe manzûm risâle-i ahlâkiyyedir.

    26- İlâhînâme

    27- Manzûme-i Avâmil

    28- Aʿmâl-i Felekiyye bi’r-Rubʿi’l-Mucîb: Bir mukaddime, yirmi bâbtır.

    29- İstihrâc-ı Aʿmâl-i Felekiyye: Oğluna hitâben yazılmış bir manzûme-i fenniyyedir.

    30- Lügatçe: Elsine-i selâse lügâtını mübeyyindir. 

    31- Kavâid-i Fursiyye: Bir mukaddime, dört bâb, bir hâtimedir.

    32- Risâle-i Mirʾât-ı Kevneyn: Meşâyihten Mustafâ Fânî Efendi’ye hitâben yazılmış bir manzûme-i  Arabiyye olup ehl-i bâtın ile ehl-i zâhirin ahvâlini muarriftir.

    33- Edʿiye-i Meʾsûre

    34- Sülûk-i Nakşibendî  

    35- Tuhfetü’l-Kirâm  

    36- Nuhbetü’l-Kirâm  

    37- Ülfetü’l-Enâm

    38- Heyʾetü’l-İslâm

    (Bu eserler (33-38) manzûr-ı âcizi olmamıştır. Fakat kendi tercüme-i hâllerini mübeyyin eserlerinde mezkûrdur.)

    Mürşid-i âlî tebârlarının esâsen Üveysî oldukları Tezkiretü’l-Ahbâb’ta münderictir.

    Mahdûm-ı âlîleri İsmâil Fehîm Efendi de erbâb-ı maâriften bir zâttır. Bir mukaddime, on beş fasıl, bir hâtime üzere mürettep “Miʿyâru’l-Evkât” ismindeki eserlerinin bir nüshası Kütüphâne-i Hidîvî defterinde mukayyettir.

    İlahiyât-ı ârifânelerinden:

       Hakk şerleri hayr eyler

       Ârif ânı seyr eyler

       Zannetme ki gayr eyler

    Mevlâ görelim neyler

    Neylerse güzel eyler

    Parçasının bâhusûs “Mevlâ görelim neyler…” nakarât-ı manîdârı ve vird-i zebân-ı ehl-i irfân ve hasbihâl-i sitem-dîdegândır.

     

    Hazırlayan: Ahmet Tarık Tuncer

    Editör: Furkan Yalçınkaya

    Link: http://isamveri.org/pdfosm/D00125/1327_6/1327_6_156/1327_6_156_TAHIRM.pdf

  • Şeyh Muhyî Efendi

    Müellif: Bursalı Mehmed Tahir 

    Dergi: Kelime-i Tayyibe

    Tarih: 29 Cemaziyelevvel 1330

     

    Şeyh Muhyiddîn Gülşenî:

    Tarîkat-i Halvetiyye’nin Gülşen şubesi fuzalâ-yı meşâyihinden bir zât-ı irfân-simât olup Edirnelidir. Selanik Mevlevîhânesi’nin bânîsi Ekmekçizâde Ahmed Paşa’nın birâderidir. Vatanı ulemâsından bi’t-teallum ahz-ı icâzeye muvaffakiyetten sonra bir müddet dâire-i zühd ve salâhta ihtiyâr-ı uzlet ve âsâr-ı dîniyye mütâlaasına muvâzabet eyledi. Bu esnâda 981 târîhinde Edirne kâdısı olup -bi-hasebi’l-mazhariyye- zümre-i mutasavvıfaya aleyhtârlığıyla meşhûr olan Çivizâde Efendi bir cuma günü câmi-i şerîfte elinde mütâlaa etmekle meşgûl bir kitâptan dolayı sâhib-i tercümeyi huzûruna celb ederek kitâbın ismini istifsâr etti. Muhyiddîn Efendi de mürebbi’l-ârifîn cenâb-ı Şeyh-i Ekber Muhyiddîn’in ecell-i âsarından bulunan Fusûsu’l-Hikem olduğunu lâubâliyâne bir tarzda beyân etmesi üzerine gazaba gelen Çivizâde Efendi tasmîm ettiği tekdîr ve tevbîhe vesîle olur mütâlaasıyla kitâb-ı celîl-i mezkûrun ibârâtı kavâidinden suâller tertîbiyle imtihâna başladı ise de aldığı vâkıfâne ve âlimâne cevâplara karşı bilakis takdîr ve tahsîne mecbûr oldu. Baʿdehû o târihlerde Mısır defterdârı bulunan birâderi nezdine giderek buradan da cânib-i Hicaz’a azîmetle îfâ-yı hacc-ı şerîften sonra Mısır’a avdet ve ihtiyâr-ı ikâmetle meşâyih-i beldenin serbülendi Gülşenîzâde Seyyid Ali Safvetî Efendi’ye teslîm-i irâdet etti. Ve hüdâpesendâne mücâhedâtının mükâfâtı olmak üzere nâil-i rütbe-i hilâfet olmakla beraber kerîmesiyle izdivâcından nâşî sıhriyyeten de mürşidine kesb-i kurbet eyledi. Ve ilâ-âhiri’l-ömür irşâd ve telîf ile meşgul olarak 1014 senesinde irtihâl-i dâr-ı naʿîm ederek âsitâne-i Gülşenîde vedîa-i hâk-i mağfiret kılındı. Müellefâtının tabʿına himmet olunmadığı için ilim ve irfânı nispetinde şöhret alamayan meşâyih-i osmâniyyedendir. Manzûmâtında “Muhyî” tahallus eylemiştir.

    Âsârı:

    1- Risâle fî Beyân-i Esmâ-i Hüsnâ 

    2- Nefehâtü’l-Mesîhi’l-Anberî 

    3- Şerhü’l-Müstezâd 

    4- El-Muammeyât 

    5- Muammâ-yı Mersiye-i Gülşenîzâde 

    6- El-Mukattaʿât 

    7- Er-Rubâiyyât 

    8- Gazâlnâme 

    9- El-Mesâdiru’s-Seniyye 

    10- Eş-Şemsiyye 

    11- El-Ayniyye 

    12- Hüsn-i Dil 

    13- Şerhu’l-Erbaîn 

    14- Keşfu Sihri’l-Aʿyân fî Hurûf-ı Sırr-ı Usturlâbi’l-İhsân 

    15- Şerhu Hadîs-i Cibrîl 

    16- Silsiletü’l-ʿIşk 

    17- Füyûzu’l-Mevlâ 

    18- Hakku’l-Yakîn fî’l-Hikâyât ve’n-Nesâyih 

    19- Hedyu’l-Harameyn 

    20- Nefehâtü’l-Eshâr 

    21- Ahlâku’l-Kirâm 

    22- Menâkıb-ı Gülşenî 

    23- Meşâhidu’l-Vücûd 

    24- Kitâb-ı Meâb 

    25- Dîvân

     

    Bunlardan başka Bâleybelen ismiyle nâşinîde bir tarzda büyücek kıtʿada bir lügat-i Türkiyyesi vardır ki Türkçe’nin lügat ve iştikâkıyla mütevaggıl zevât için bir kere görülecek âsârdandır.

     

    Hazırlayan: Besim Enes Alper

    Editör: Furkan Yalçınkaya

    Link: https://isamveri.org/pdfosm/D02734/1328_3/1328_3_RIFATB.pdf

  • Altıparmak Mehmed Efendi

    Terâcim-i Ahvâl 

    Altıparmak Mehmed Efendi

    Müellif: Bursalı Mehmed Tahir 

    Dergi: Sebîlürreşâd

    Tarih: 26 Recep 1330

    Elsine-i selâse edebiyatına vâkıf fuzalâ-yı üdebâdan bir zât olup Üsküplüdür. Memleketinde “Çıkrıkçızâde” ve “Altıparmak” şöhretiyle benâm olmuşsa da ahîren ikinci şöhretiyle teşehhür etmiştir. “Nüzhet-i Cihân” mukaddimesinde ismini yazdığı sırada “Mehmed bin Mehmed eş-Şehîr bi-Altıparmak” yazdığı da ikinci şıkkı teyîd ediyor. Ulûm-ı âliyye ve ʿâliye tahsîlini vatanında ikmâlden sonra meslek-i kadîm tasavvufa da intisâb lüzûmunu derpîş ederek Üsküp Kalesi’nde defîn hâk-i tarîkat-i Bayramiyye ricâlinden Şeyh Cafer Efendi’ye bîatla gâye-i tasavvuf olan tasfiye-i vicdânede muvaffak oldu. Bâʿdehû İstanbul’a gelerek bir müddet bugün de meşher-i ilim ve fazîlet bulunan Fâtih Câmi-i Şerîfi’nde hadîs, tefsîr tedrîsiyle neşr-i fazîlet ve iktisâb-ı şöhret eyledi. Daha sonra Mısır’a rıhletle buradaki tedrîsiyle de kadirşinâs ulemâ-yı Arap’ın enzâr-ı takdîrlerine mazhar olarak îfâ-yı hacc-ı şerîf  için cânib-i Hicâz’a azîmet ve bâʿde edâü’l-hac yine Mısır’a avdetle ke’l-evvel ulûm-ı ʿâliye tedrîsiyle meşgûl olup 1033 tarihinde irtihâl-i dâr-ı bekâ etti. Cenâzesi bir cemm-i gafîr tarafından kaldırılarak Sûk-i Gar’da binâ-gerdesi olan mescid hazîresine defnedildi. Âsâr-ı fâzılânesi:

    1) Altıparmak: Meşâhîr-i ulemâdan Molla Miskîn’in bir mukaddime dört rükn bir hâtime üzere mürettep siyer-i enbiyâ ve sîret-i cenâb-ı Mustafa’dan bâhis “Meʿâricü’n-nübüvve fî Meʿârici’l-fütüvve” ismindeki Fârisiyyu’l-ibâre eser-i meşhûrunun tercümesi olup matbûdur. Bu eser Koca Nişâncı Mustafa Bey tarafından da “Delâilü’n-Nübüvveti’l-Muhammedî ve Şemâilü’l-Fütüvveti’l-Ahmedî” ismiyle tercüme olunmuştur.

    2) Tercüme-i Nigâristân-ı Gaffârî: Gaffârî şöhretiyle benâm Ahmed bin Muhammed el-Kazvînî’nin târîh-i İslâm ile hulefâ v mülûk ve nevâdir-i hikâyâttan bâhis Fârisiyyu’l-ibâre eser-i marûfunun tercümesi olup ismi “Nüzhet-i Cihân ve Nâdire-i Devrân”dır ki şâyân-ı istifâde âsârdandır. Nüshaları İstanbul kütüphânelerinin bazılarıyla Kütüphâne-i Âcizî’de vardır. Nigâristân-ı Gaffârî fuzalâ-yı Osmâniyyeden şâir-i meşhûr Şeyhülislâm Yahya Efendi tarafından da tercüme olunmuştur. Fuhûl-i ulemâdan Muînüddîn İsferâyî’nin de  Ebî Saîd Bahâdırhân Cengîzî nâmına Nigâristân isminde Fârisiyyu’l-ibâre bir telîfi olduğu gibi Allâme-i Rûm İbn Kemal merhûmun da bu isimde bir eseri vardır.

    3) Tercüme-i Sittîn li-Câmiʿi’l-Besâtîn: Asıl eser Hüccetü’l-İslâm İmâm el-Gazzâlî’nin altmış meclis üzere müretteb telîf-i makbûlü olup tercümenin bir nüshası Köprülü Kütüphânesi’nde mevcûttur.

    4) Kâşifu’l-ulûm ve Fâtihu’l-fünûn: “Şerh-i Telhîsi’l-Meʿânî” tercümesi olup bir nüshası Kütüphâne-i Umûmî’de vardır. Bu tercümenin mukaddimesindeki “Nice resâil-i dakîka ilm-i tefsîr ve hadîste ve nîce evrâk-ı münîfe usûl ve fürûda tasnîf ettim.” ibâresinden anlaşıldığı üzere sâhib-i tercümenin taʿdâd ettiğimiz âsârından başka da eserleri olduğu anlaşılıyor. Terâcim-i ahvâl kitaplarımızın bazılarında meşhûr “Mutavvel”i de tercüme ettiği muharrerse de manzûr-ı âcizi olmamıştır.


    Nüzhet-i Cihân mukaddimesindeki eşʿârından:

    Kâr u bârı âkilin dâim hatâ-puş olmadır

    Ayb-bîn olmak revâdır serverâ câhillere

    Dîde-i insâf ile nâzır olan ehl-i kemâl

    Nisbet etmez şeyn ü aybı ber nefs-i kâmillere


    Hazırlayan: Hasan Hüseyin Mak

    Editör: Furkan Yalçınkaya

    Link:http://isamveri.org/pdfosm/D00125/1328_1-8/1328_1-8_19-201/1328_1-8_19-201_TAHIRBM.pdf