Şeyh Muhyî Efendi

Müellif: Bursalı Mehmed Tahir 

Dergi: Kelime-i Tayyibe

Tarih: 29 Cemaziyelevvel 1330

 

Şeyh Muhyiddîn Gülşenî:

Tarîkat-i Halvetiyye’nin Gülşen şubesi fuzalâ-yı meşâyihinden bir zât-ı irfân-simât olup Edirnelidir. Selanik Mevlevîhânesi’nin bânîsi Ekmekçizâde Ahmed Paşa’nın birâderidir. Vatanı ulemâsından bi’t-teallum ahz-ı icâzeye muvaffakiyetten sonra bir müddet dâire-i zühd ve salâhta ihtiyâr-ı uzlet ve âsâr-ı dîniyye mütâlaasına muvâzabet eyledi. Bu esnâda 981 târîhinde Edirne kâdısı olup -bi-hasebi’l-mazhariyye- zümre-i mutasavvıfaya aleyhtârlığıyla meşhûr olan Çivizâde Efendi bir cuma günü câmi-i şerîfte elinde mütâlaa etmekle meşgûl bir kitâptan dolayı sâhib-i tercümeyi huzûruna celb ederek kitâbın ismini istifsâr etti. Muhyiddîn Efendi de mürebbi’l-ârifîn cenâb-ı Şeyh-i Ekber Muhyiddîn’in ecell-i âsarından bulunan Fusûsu’l-Hikem olduğunu lâubâliyâne bir tarzda beyân etmesi üzerine gazaba gelen Çivizâde Efendi tasmîm ettiği tekdîr ve tevbîhe vesîle olur mütâlaasıyla kitâb-ı celîl-i mezkûrun ibârâtı kavâidinden suâller tertîbiyle imtihâna başladı ise de aldığı vâkıfâne ve âlimâne cevâplara karşı bilakis takdîr ve tahsîne mecbûr oldu. Baʿdehû o târihlerde Mısır defterdârı bulunan birâderi nezdine giderek buradan da cânib-i Hicaz’a azîmetle îfâ-yı hacc-ı şerîften sonra Mısır’a avdet ve ihtiyâr-ı ikâmetle meşâyih-i beldenin serbülendi Gülşenîzâde Seyyid Ali Safvetî Efendi’ye teslîm-i irâdet etti. Ve hüdâpesendâne mücâhedâtının mükâfâtı olmak üzere nâil-i rütbe-i hilâfet olmakla beraber kerîmesiyle izdivâcından nâşî sıhriyyeten de mürşidine kesb-i kurbet eyledi. Ve ilâ-âhiri’l-ömür irşâd ve telîf ile meşgul olarak 1014 senesinde irtihâl-i dâr-ı naʿîm ederek âsitâne-i Gülşenîde vedîa-i hâk-i mağfiret kılındı. Müellefâtının tabʿına himmet olunmadığı için ilim ve irfânı nispetinde şöhret alamayan meşâyih-i osmâniyyedendir. Manzûmâtında “Muhyî” tahallus eylemiştir.

Âsârı:

1- Risâle fî Beyân-i Esmâ-i Hüsnâ 

2- Nefehâtü’l-Mesîhi’l-Anberî 

3- Şerhü’l-Müstezâd 

4- El-Muammeyât 

5- Muammâ-yı Mersiye-i Gülşenîzâde 

6- El-Mukattaʿât 

7- Er-Rubâiyyât 

8- Gazâlnâme 

9- El-Mesâdiru’s-Seniyye 

10- Eş-Şemsiyye 

11- El-Ayniyye 

12- Hüsn-i Dil 

13- Şerhu’l-Erbaîn 

14- Keşfu Sihri’l-Aʿyân fî Hurûf-ı Sırr-ı Usturlâbi’l-İhsân 

15- Şerhu Hadîs-i Cibrîl 

16- Silsiletü’l-ʿIşk 

17- Füyûzu’l-Mevlâ 

18- Hakku’l-Yakîn fî’l-Hikâyât ve’n-Nesâyih 

19- Hedyu’l-Harameyn 

20- Nefehâtü’l-Eshâr 

21- Ahlâku’l-Kirâm 

22- Menâkıb-ı Gülşenî 

23- Meşâhidu’l-Vücûd 

24- Kitâb-ı Meâb 

25- Dîvân

 

Bunlardan başka Bâleybelen ismiyle nâşinîde bir tarzda büyücek kıtʿada bir lügat-i Türkiyyesi vardır ki Türkçe’nin lügat ve iştikâkıyla mütevaggıl zevât için bir kere görülecek âsârdandır.

 

Hazırlayan: Besim Enes Alper

Editör: Furkan Yalçınkaya

Link: https://isamveri.org/pdfosm/D02734/1328_3/1328_3_RIFATB.pdf

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir